Blogumu Arayın!

Yükleniyor...

19 Haziran 2010

Yu-Gi-Oh! 5Ds

Evett Yugi'nin hikayesinden 20 yıl sonra geçen bir çizgi film.Duel Monsters yani Düello Canavarları oyunu,Speeed World ve Binici düellosa diğer bir adıyla ''Riding Duel'' ile en yırtıcı ve tehlikeli halini almıştır.Bu düelloların normalinden farkı;Speed World isimli bir alan büyüsü kullanılmaktadır.Bu Riding Duel'ın başlamasını sağlar.Bu düelloda sadece normal ''Speed Spell'' yani hız büyüleri aktifleştirilebilir,normal büyüler aktifleştirilemez.Ve diğer bir fark ise düello motor üstünde geçmektedir.Kahramanımız Yusei Fudo terkedilmiş bir tren istasyonunda arkadaşlarıyla yaşamaktadır...Yugioh 5Ds Yusei Fudo ve Jack Atlas isimli 2 karakterin hikayesini anlatır...

18 Haziran 2010

Nintendo Ds

Bebelerin konsolu diyenleri yuhalıyorum buradan!Yaşım küçük olsa da yuhalayabileceğim kadar yuhalıyorum.Nintendo Ds böyle bir konsol değil.Çok kanlı oyunları da var,gayet de zevk veriyor.Kendim bir Nintendo Ds'e sahibim.Bleach oyunları oynuyorum,Naruto oyunları oynuyorum.Bakugan'ın bile oyunu var (:
Çok zevkli açıkçası hiç bir şeyi ''bebe'' olarak tabir edilen ufak çocuklara yönelik değil bu konsolun :)
Bu her yaştan insanlara hitap eden bir aile konsolu o kadar.Gayet de memnunum bu konsoldan!

Mürekkep Yürek


Nasıl başlasam...
Bu tam filmini izle etkilenip romanını oku hesabı.
Ana karakterimiz Mo,sesli şekilde kitap okuduğunda okuduğu kitaptaki kahramanlar dışarı çıkabiliyor fakat bunun bir bedeli var.Bu dünyaya gelen kahramana karşın öteki kitaplar dünyasına bizim dünyamızdan bir insan gidiyor.Mo bu yeteneğini bilmediği için büyük bir hata yapıyor,ve tehlikeli karakterler dünyaya getirtip karısını o Dünya'ya kaybediyor.Bu yolda kızıyla birlikte karısını kurtarmaya çalışıyor.

Bu arada bu Cornelia Funke'ın romanını yazdığı ve ardından filminin çekildiği dev roman Mürekkep Yürek,romanında 547 sayfaya sahip!
Üstelik buna yakışır şekilde,3 saatlik süper bir filmi var!
Kesinlikle tavsiye ediyorum.

16 Haziran 2010

Bleach!


Anime izlemeye başladım :)
Çok güzel şeyler bunlar,japonların yaptığı çizgi filme deniyor anime.Bleach'e başladım,gerçekten güzel bir seri ve çook kısa sürede bağlıyor kendine.Bleach 15 yaşında(inanılacak gibi değil 20 yaşında biriyle aynı görüntüde...) olan İchigo Kurosaki'nin hayatını konu alıyor.İchigo hayaletleri görebilen bir insan.Bir gün Hollow adında kötü bir ruh görüyor.Birden bir Ölüm tanrısı olan Rukia Kuchiki karşısına çıkıyor,Rukia İchigo'daki büyük ruh gücünü fark ediyor ve kendisindeki Shinigami yani ölüm tanrısı güçlerinin bir kısmını İchigoya vermeye karar veriyor,fakat bir kısmını vermek yerine İchigo yanlışlıkla Rukia'nın bütün gücünü çekiyor...Konu böyle devam ediyor,gerçekten bağlayıcı bir anime,eğer bir bölümü tamamen izlerseniz devamında ne olacak acaba diye düşünüp o gün 5-10 bölüm izleyebilirsiniz.Tam 3. sezondayım şu anda,61. bölümden başlıyor.Tavsiye ederim :)

Sbs!!

İnanmıyorum ya Sbs'ye girdim :)
347 almışım genel olarak çok berbat bir not yine de :(
Neyse hayırlısı İngilizce'm özellikle çok iyi,13 sorudan hepsi doğru çıktı.Türkçe'de de sadece 3 yanlış var :)

24 Mart 2010

Geri Dönüş

Böyle döneceğimi düşünmemiştim.Uzun zamandır ortada yoktum ve şu anda 6. sınıfa gidiyorum!Dersler beni öldürüyor.Vakit yok,n'apalım giremiyorum blogger'a.Doruk'un da bir sene önce yaptığı açıklamadaki gibi resmen Blogger olmadan ve düşüncelerimi paylaşmadan hayat:SI-KI-CI!

6 Şubat 2009

Yeni Blog'um

Kendi oynadığım oyunların -kendi yazdığım- incelemelerine yer vereceğim bir site açtım.

http://oyunincelemelerim.blogspot.com

30 Ocak 2009

Bilgisayar Böyle Açılsa N'apardınız?






Yorum sizin..

Korku...Korku...Korku....

Arkadaşlar ben 2 defa bilgisayar aracılığıyla çok kötü derecede korkutuldum.İlk başında bana yılbaşı şarkısının tersi diye keklemişlerdi.Açtım dinledim,ve ödüm koptu bağırdım,haykırdım.Herkes koştu ve 2 gün bilgisayara hiiç oturmadım.Daha sonra bu geçen sene olmuştu(2008 kasım) böyle bir çizginin içinden mause'u dışarı çıkarmadan geçirmeye çalıştığım bir oyun oynuyordum.Nerden bilebilirdim ki böyle olacağını...Palyaço bir surat titreşimlerle çığlık atmaya başladı.Bu sefer çok korktum,nefesim kesildi,az kalsın bayılıyordum.Bir daha bilmediğim yerlere hoparloru açarak asla girmeyeceğim.Çünkü dersimi aldım!

Blog İsmi

Blog'umun ismini değiştirecektim ama bilgisayar cenneti olarak değiştirdim.Öteki ismin biraz saçma olduğunu düşündüm.Bu arada Doruk Wertyui 2 isimli romanıyla geri dönecek...

29 Ocak 2009

Blog İsmi

Blogumun ismi havalı diye söylüyorum:
''Psikopat Ordusu'' olarak değişecek.

Hadii

DORUK'UN PARTİSİ BAŞLADI BUYRUN:

doruktozluyurt.blogspot.com

Doruk Hoşgeldin

Doruk uzun bir aradan sonra yeniden bizimle birlikte,bu akşam onun blogunda olun çünkü parti var...

25 Ocak 2009

Her Saniyenin Önemi



Aslında bugün farkettim ki nefes aldığım her saniye,benim yaşamama yardım ediyor.Bugün benim için özel bir gün.2 yaşımdan beri görüşmediğim çocukluk arkadaşım Sultan İstanbul'a kuzenimin evine gitmiş ve biz onların evine gidiyoruz.Kuzenimin adı Uğur.Uğur ve ben iyi bir ikili olduğumuzu düşünüyorum.Bir araya gelince ''Kafa şişirici ekibi'' gibi bir ünvan alıyoruz.Her neyse,bugün mutluyum!

24 Ocak 2009

Matrix





Matrix çok güzel bir filmdir.(Bence!)
İşte film açıklaması:
Bilgisayar programcısı Thomas Anderson (Keanu Reeves), "Neo" adını kullanan bir hackerdır. Neo, "Matrix"i araştırırken Trinity vasıtasıyla Morpheus (Laurence Fishburne) ile tanışır. Morpheus, bu dünyanın aslında sadece sanal bir dünya (The Matrix) olduğunu Neo'ya gösterir. Matrix, gerçek dünyada robotların insanları bir pil olarak kullanarak yaşamlarını devam ettirmesini sağlayan bir sanal gerçekliktir. Neo ve Morpheus'un takımı, Matrix'i bir arada tutan ana yapıyı kırıp insanları bu sanal ortamdan kurtarmaya çalışacaklardır. Ancak bu arada başta Ajan Smith olmak üzere Ajanlar Neo ve arkadaşlarını engellemeye çalışacaklardır. Neo ve Trinity'nin arasında bir yakınlaşma başlayacaktır.



Filmde hoşuma giden bir replik var:Morpheus Matrix'i Neo'ya anlatırken diyor ki:
''Matrix,insanı tek bir şeye çevirir.'' diyor ve kararlı şekilde Neo'ya bakarak diyorki:''İşte buna...'' diyor ve elindeki pili gösteriyor.

6 Ocak 2009

İndiana Jones:Kristal Kafatası Krallığı Hakkında Düşüncelerim


Hayatımda gördüğüm en heyecanlı filmdi neredeyse.

Neyse anladığım kısımları anlatmaya başlayayım.
(İzlemeyenler eğer heyecanı kaçar diyorsa okumasın)

Filmin başında,sanırsam Amerikan Askerleri personeller de dahil olmak üzere girişi kapatılmış bir yere gidiyorlar.Asıl gerçek burda ortaya çıkıyor:Bunlar Amerikan kılığına girmiş Rus askerleri!

''Efendim.Burası kapatılmıştır.Buna siz personeller de da...''
Cümlesini tamamlayamadan vuruyor onları Rus Askerleri.
Gerisini izleyip görün!


Özellikle Marion'ın İndy ile karşılaşması çok komikti...Marion kaçırılmıştı ve o saçaklı hal de ne öyle?Marion saçı başı dağılmış halde Indy'nin karşısına çıkıyor.İndy burda bazı gerçekler öğreniyor.Mesela Marion'un başkasıyla evlenip Mutt'i doğurduğu!Ama daha çok sürpriz var.Mesela aslında (izlemediysen okuma) o evlendiği kişinin Mutt'in üvey babası olması ve Mutt'in gerçek babasının aslında Indy'nin kendisi olması!